Yükleniyor

Mevzuat

AB Siber Dayanıklılık Yasası (CRA): raporlama yükümlülüğü 11 Eylül'de başlıyor

Dijital unsur taşıyan ürünlerde aktif istismar edilen zafiyetlerin ENISA'ya bildirimi Eylül 2026'da başlıyor; CE işaretlemesini de kapsayan tam uygunluk değerlendirmesi Aralık 2027'de zorunlu olacak.

Siber Dayanıklılık Yasası (CRA), dijital unsur taşıyan ürünler için AB genelinde siber güvenlik gereklilikleri getirir. Kapsam geniştir: bağlanabilen donanım ve yazılım ürünlerinin çoğu, tüketici ürünü olsun ya da olmasın bu çerçeveye girer.

Yasanın en erken yürürlüğe giren parçası raporlama yükümlülüğüdür. Üreticiler, aktif olarak sömürülen güvenlik açıklarını ve ciddi olayları yetkili makamlara belirlenen kanaldan bildirmekle yükümlüdür; bu, bir defalık bir iş değil sürekli işleyen bir süreçtir.

Raporlamanın ardından gelen aşama ürün gerekliliklerinin ve uygunluk değerlendirmesinin uygulanmasıdır. Bu yüzden raporlama hazırlığı, aynı zamanda ürün güvenliği dokümantasyonunun ve güncelleme politikasının kurulması için doğru zamandır.

Yasa ne zaman yürürlüğe girdi, ne zaman tam uygulanacak

Siber Dayanıklılık Yasası, (AB) 2024/2847 sayılı tüzük olarak 10 Aralık 2024'te yürürlüğe girdi. Ancak yürürlüğe girmek ile yükümlülüklerin uygulanmaya başlaması aynı şey değil: tüzük kademeli bir takvim kuruyor ve üreticinin karşısına önce raporlama, sonra ürün gereklilikleri çıkıyor.

İlk uygulanan parça 11 Eylül 2026'da başlayan raporlama yükümlülüğüdür. Tüzüğün geri kalanı — temel siber güvenlik gereklilikleri, uygunluk değerlendirmesi, teknik dosya ve CE işaretlemesi — 11 Aralık 2027'de tam olarak uygulanır.

Bu iki tarih arasındaki on beş ay bir bekleme süresi değil, hazırlık süresidir. Raporlama yükümlülüğü zaten işleyen bir zafiyet yönetimi süreci varsaydığı için, pratikte 2026'da kurulması gereken altyapı 2027'de istenecek dokümantasyonun da temelini oluşturur.

Kimler kapsama giriyor

Kapsam ürün kategorisiyle değil ürünün niteliğiyle tanımlanıyor: "dijital unsur taşıyan ürün" ifadesi, doğrudan veya dolaylı olarak bir cihaza ya da ağa veri bağlantısı kurabilen donanım ve yazılım ürünlerini kapsıyor. Tüketici ürünü olması gerekmiyor; endüstriyel ekipman, bileşen ve tek başına satılan yazılım da girebiliyor.

Tüzük ürünleri risk düzeyine göre sınıflandırıyor ve sınıf yükseldikçe uygunluk değerlendirmesinde üçüncü tarafın rolü artıyor. Bu yüzden ilk yapılacak iş, ürünün hangi sınıfa düştüğünü belirlemektir — sınıf, sonraki bütün kararları (öz beyan mı, onaylanmış kuruluş mu) belirliyor.

Kapsam dışı kaldığını varsaymak riskli: bulut bağlantısı olmayan ama bir mobil uygulamayla eşleşen bir cihaz da dijital unsur taşır. Sınır durumlarda kararın gerekçesiyle birlikte yazılı olarak kayda geçirilmesi, sonraki denetimde en çok işe yarayan belge oluyor.

Raporlama nasıl işliyor

11 Eylül 2026'dan itibaren üreticiler, aktif olarak sömürülen zafiyetleri ve ürünün güvenliğini etkileyen ciddi olayları bildirmekle yükümlü. Bildirim ENISA'nın tek raporlama platformu üzerinden, ilgili ulusal CSIRT'e ve ENISA'ya birlikte yapılıyor.

Bildirim tek bir form doldurmakla bitmiyor: erken uyarı, ardından daha ayrıntılı bildirim ve süreç kapandığında nihai rapor şeklinde aşamalı işliyor. Bu, olayın ilk saatlerinde kimin hangi bilgiyi toplayacağının önceden belirlenmiş olmasını gerektiriyor.

Pratik sonuç şu: raporlama bir uyum maddesi değil, bir operasyon. Nöbet düzeni, iletişim kanalı, karar verici ve kayıt şablonu hazır değilse süre içinde bildirim yapılamıyor.

Yaptırım tarafı

Tüzük, temel siber güvenlik gerekliliklerine ve raporlama maddelerine aykırılık için idari para cezaları öngörüyor; üst sınır 15 milyon avro ya da dünya genelindeki yıllık cirosunun yüzde 2,5'i olarak tanımlanmış — hangisi yüksekse o uygulanıyor.

Ceza riski kadar önemli olan bir başka sonuç piyasa erişimi: uygunluk gösterilemeyen ürün AB pazarına arz edilemiyor ve piyasa gözetim otoritesi geri çağırma dahil önlem alabiliyor.

Neyi şimdi yapmak işe yarar

Ürün envanterini çıkarıp hangi ürünün dijital unsur taşıdığını ve hangi sınıfa düştüğünü belirlemek, takvimin tamamını planlanabilir hâle getiren tek adımdır. Envanter yoksa geri kalan her iş tahmine dayanıyor.

İkinci adım destek süresinin ilan edilmesi ve güncelleme politikasının yazılı hâle getirilmesidir. Bunlar 2027 gerekliliklerinin parçası ama ticari kararlar içerdiği için en uzun süren işler.

Üçüncüsü zafiyet bildirim kanalının kurulması: hem dışarıdan gelen bildirimi alacak bir adres, hem içeride o bildirimi değerlendirecek bir akış. 2026 raporlaması bu akış olmadan yürümüyor.

Ne yapmalı?

  1. 1Ürünlerinizin CRA kapsamına girip girmediğini belirleyin.
  2. 2Açık ve olay bildirimi için sorumlu, kanal ve süre tanımlı bir süreç kurun.
  3. 3Güvenlik güncellemesi politikanızı ve destek süresini yazılı hâle getirin.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş değildir. Bir düzenlemenin sizin ürününüze nasıl uygulandığı ürünün teknik özelliklerine ve hedef pazara bağlıdır; kesin kapsam ancak ürün incelenerek belirlenir.

Sitenin çalışması için gereken çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz sayfaların nasıl kullanıldığını anlamak için analiz çerezi de ekleriz. Çerez Politikası